Refine search
Results 1-3 of 3
Determination of Genetic Diversity of Some Sage Species Collected From Eastern Mediterranean Region
2017
Ebru Çardaklı | Adem Bardak | Muzaffer Özdemir
Sage (Salvia spp.) is the most important and largest genus of the Lamiaceae family, and the popularity among medical plants is increasing. Sage plant is widely used in pharmaceutical, food and spice industries and as tea by many people. The fact that the plant may be marketed after being collected uncontrollably from the nature threatens its future. Therefore, it is necessary to put these species under protection and to start breeding projects as well to do genetic characterization of them. For this purpose, in the study, 11 different sage species from the Eastern Mediterranean region were collected and genetic differences among species were determined using SRAP (Sequence dependent replicated polymorphism) markers. As the result of our experiments, average polymorphism content, allele number and polymorphism information content (PIC) of the species were calculated as 90.91%, 4.2 and 0.91, respectively. The PIC values ranged from 0.04 to 0.99. While the average genetic difference among species was determined as 43.15%, the highest genetic difference, which was between Salvia aucheri spp. aucheri and Salvia aramiensis, was found to be 61.46%. The least genetic difference, on the other hand, was detected between Salvia tomentosa and Salvia hypergeia species with 22.62% similarity. Additionally, according to the observations made through the study, the SRAP markers we used were thought to be reliable for the genetic characterization of sage species. In breeding programs where interspecies dissimilarities are considered, selecting parental species with high genetic differences will increase the success.
Show more [+] Less [-]Mikrodalga Destekli Damıtma Sistemi Kullanılarak Anadolu Adaçayı (Salvia fruticosa MILL.) Bitkisinin Sap ve Yapraklarından Elde Edilen Uçucu Yağ Sonuçlarının Karşılaştırılması
2024
Abdullah Genç | Habib Doğan
Bu çalışmada öncelikle endüstriyel boyutta bir damıtma sistemine mikrodalga desteğinin nasıl sağlanacağı noktasında benzetim çalışmaları yapılmış ve endüstriyel boyutta bir MDD sistemi tasarlanmıştır. Damıtma kazanına 4´3 adet magnetron yerleştirilerek mikrodalga desteği sağlanmıştır. Adaçayı bitkisinin testleri hem geleneksel hem de bu MDD sistemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, adaçayının sap ve yapraklarıyla birlikte damıtılması veya sadece yapraklarının damıtılarak elde edilen uçucu yağ sonuçları karşılaştırılmıştır. Damıtma sonucu elde edilen uçucu yağların kimyasal analizleri GC-MS cihazı ile yapılmış ve önerilen sistemin damıtma süreçlerine etkileri değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, herba kullanılan iki farklı durum için MDD sistemiyle elde edilen yağ verimi geleneksel sisteme göre %10 artmıştır. Herba ve yaprak ayrı ayrı MDD sistemi kullanılarak destile edilmiştir ve sadece yaprakların damıtılması durumunda verim artışı %100 den fazla olmaktadır. Kimyasal bileşenlerdeki değişimler detaylı olarak incelenmiştir.
Show more [+] Less [-]Adaçayı ve Dağ Çayında Tuz Stresi Üzerine Selenyum Uygulamalarının Etkileri
2019
Mahmut Çamlıca | Gülsüm Yaldız | Ferit Özen | Abdurrahman Başol | Halit Aşkın
Lamiaceae familyasına ait adaçayı ve dağ çayı Türkiye’de ticari öneme sahip tıbbi ve aromatik bitkilerdir. Bu çalışmada, tuzlu koşullarda farklı selenyum dozlarının, adaçayı (Salvia officinalis L.) ve dağ çayı (Sideritis sp.)’nın morfolojik özellikleri üzerine etkilerini değerlendirmek amaçlanmıştır. Tuzsuz (0) ve tuzlu (250 mM NaCI/l) ortamda ve dört farklı selenyum dozu (5, 10, 20, 40 mg/l) uygulanmıştır. Deneme bölünmüş parseller deneme deseninde üç tekrarlı olarak Tarla Bitkileri bölümü iklim odasında yürütülmüştür. İncelenen özellikler değerlendirildiğinde; adaçayında bitki boyu 15,56-23,85 cm, dal sayısı 10,50-12,78 adet/bitki, yaprak sayısı 52,78-92,00 adet/bitki, yaş yaprak ağırlığı 2,48-7,51 g/bitki, kuru yaprak ağırlığı 0,48-3,32 g/bitki, yaş kök ağırlığı 1,52-7,16 g/bitki, kuru kök ağırlığı 0,19-1,24 g/bitki, kök uzunluğu 26,18-36,07 cm, yaş gövde ağırlığı 1,13-7,15 g/bitki ve kuru gövde ağırlığı ise 0,13-0,38 g/bitki arasında değişmiştir. Dağ çayında ise bitki boyu 3,26-5,93 cm, dal sayısı 2,50-6,33 adet/bitki, yaprak sayısı 28,22-91,14 adet/bitki, yaş yaprak ve kuru yaprak ağırlıkları 2,42-11,03 ve 0,45-1,91 g/bitki, yaş ve kuru kök ağırlıkları 0,71-3,97 ve 0,18-0,74 g/bitki, kök uzunluğu 14,78-33,26 cm, yaş ve kuru gövde ağırlıkları ise 0,29-2,28 ve 0,12-0,41 g/bitki olarak belirlenmiştir. Çalışma sonucunda, tuzlu koşullarda 5 mg/l selenyum uygulaması ile her iki bitkide de yaş yaprak ağırlıkları bakımından yüksek değerlere ulaşılmıştır. Bununla birlikte adaçayında kuru yaprak ağırlığı ile dağ çayında yaş kök ve yaş gövde ağırlıkları üzerine tuzlu koşullarda selenyum uygulamalarının olumlu etkilerinin olduğu saptanmıştır. Korelasyon analizi sonucunda ise her iki bitkide de incelenen özellikler bakımından özellikle dağ çayında kuru yaprak ağırlığı ile diğer özellikler arasında olumlu korelasyonlar bulunmuştur.
Show more [+] Less [-]